açlık


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
Boş kalan sindirim organının düzenli biçimde sıkışıp açılmasından ileri geldiği sanılan; ama, öğrenmeöğrenme ve alışkanlıkla da güçlü bir ilgisi olan acıkma durumu ya da yemek yeme isteği. Organizmada besin stokunun azalmasını tanımlayan açlıkaçlık, susuzlukla birlikte yaşamyaşam için gerekli olan birincilbirincil dürtülerdendir. Vücuttaki besin stokunun yeterli düzeyde tutulması gerekiyor. Bu stokun yeterli düzeyin altına düşmesi, önce öfkeye; sonra kudurganlığa; daha sonra da psikoza dönüşüyor. Üçüncü aşamada düşüncedüşünce, her şeyden vazgeçerek besin içgüdüsünde yoğunlaşıyor. İnsanın ilk eylemi, kendini doyurma eylemidir. İnsanlık, bütün insani değerler, bu ilk eylemin üstünde yükseliyor. İnsanın üremesi, çalışması, düşünebilmesi, öncelikle doymasına bağlıdır. Beyinde hipotalamusun yan çekirdeklerinde, açlıkaçlık ve susuzluğu uyaran odaklar (merkezler) vardır. Bu odakların uyarılması, açlıkaçlık, susuzlukSusuzluk duygularını yaratıyor. Bu duygular da insanı yiyecek ve su aramaya yöneltiyor. Bu gereksinimlerin doyma odakları, hipotalamusun ventromedial çekirdeklerindedir. Bunlar uyarıldığı zamanzaman açlıkaçlık, doyma; susuzlukSusuzluk da kanma ile sonuçlanıyor. Açlıkaçlık odağının zedelenmesi, iştahsızlık; doyma odağının zedelenmesi ise aşırıaşırı yemek yeme isteği yaratıyor. Kan dolaşımının koşullarından bu odaklar çok etkileniyor. Açlıkaçlık ve susuzlukSusuzluk dürtüleri, birbiriyle yakından ilişkilidir. Organizmanın sindirim ve başka biyokimyasal işlemleri için su gerekiyor. Organizma, aldığı suyun yaklaşık yüzde doksanını, kendisinin daha iyi beslenebilmesini sağlamada kullanıyor. Hayvanlar, insanlar ve özellikle çocuklar üzerinde yapılan deneyler, bunların besinlerini vücut gereksinimlerine göre seçtiklerini göstermiştir. Örneğin, B vitamininden yoksun bırakılan farelerin hemen B vitamini çok olan besinlere yöneldikleri gözlemlenmiştir. On beş küçük çocukçocuk üzerinde yapılan büfe deneyleri, bu çocukların, kendi seçtikleri yemeklerle gerektiğinden çok daha iyi büyüyüp geliştiklerini göstermiştir. Ayrıca, çocukların kendi istençleriyle seçtiği besinlerin yararının, uzmanların önerdiği besinlerin yararından fazla farklı olmadığı görülmüştür. Aşırıaşırı yemek yemenin açlıkla bir ilgisi bulunmuyor. Kimi insanlar, iyice doyduktan sonra da yemek yemeyi sürdürebiliyorlar. İnsanlar aç olmasalar da belli bir süre, yemek sofrasında oturuyorlar. Topluca yenen yemeklerin niteliknitelik oranı, yalnızken yenen yemeklerden çok fazladır. Bu, hayvanlar için de geçerlidir. Kimileri de yemek isteğini tümüyle yitirebiliyorlar. Buna iştah yitimiiştah yitimi deniyor. Bkz. dürtü; gereksinim; güdülenme; içgüdü.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol