A.S. Makarenko


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
(1888-1935)’dur. Çarvaka Okulu, eskil Hint’te ortaya çıkan materyalist bir öğretidir. Bu öğretiye göre bilginin geçerli kaynağı duyusal algılamadır. Çıkarsamaçıkarsama ve sonuçlama, hatalı bilgiye götürür. Bu okulokul, insana hazveren her olayolay ve olgunun iyi, güzel, ahlaklı olduğunu savunuyor. Anaksagoras’a göre evrene canlılık kazandıran, özü ince, arındırılmış olan zihindir (noustur). Kendi kendine ve evrenin ruhu olan zihinzihin, temel maddeleri bir amaca göre düzenliyor. İnsan ise, büyük ölçüde ellerini kullanarak araç gereç yapıyor. Demokritos, evrenin temel maddesinin atomlar olduğunu belirtiyor. Ona göre atomlar, yaratılmamış, yok olmayan, değişmeyen özelliktedir. Tüm doğaldoğal olayları, atomların sürekli, öncesiz ve sonrasız olan devinimleri yaratıyor. Doğru bilgilere yalnızca akılla ulaşılabiliyor. İnsan, aklıyla ilkellikten kurtulup uygarlaşmıştır. İnsanın mutlu yaşamasını sağlayan bir araç olan devleti üstün yaradılışlı iyi ve akıllı olan ve akılakıl ilkelerine dayanan bir eğitimden geçirilmiş olanlar yönetmelidir. Ahlakahlak eğitiminde erdemerdem temel kabul edilmelidir. İnsan, bedeninden çok ruhunu geliştirmelidir. Temel maddenin atomlar olduğunu savunan Epikuros da bunların belli bir amaca ve yasaya göre devinmediklerini; insanın da atomlardan oluştuğunu ileri sürüyor. Kişiyi doğru eylemlere ve mutluluğa götüren bilgibilgi algılar, duygular ve kavramlar (tasarımlar) olmak üzere üç türlüdür. Duyumlar, apaçık gerçekler olduğundan, algılarla elde edilenler doğru bilgilerdir. Duygular, haz ve acıacı olarak ortaya çıkıyor. İnsan, acıdan kaçmak, hazza ulaşmak istiyor. Kavramlar ise algılarla kazanılmış olan tasarımlardır. Bunlar da gerçeğe uygun olmaları nedeniyle doğrudur. Doğru bilgiye mantıkla aklın kurallarına uygun düşünmekle ulaşılıyor. Tüm canlıların acıdan kaçıp yöneldikleri haz, bedenselBedensel ve ruhsaldır. Sürekli haz, bilgiyle elde ediliyor. Bunun için, doğanın kurallarıyla aynı olan aklın kurallarına uymak gerekiyor. Ölçülü yoksulluk, büyük bir zenginlik; sınır tanımayan zenginlik ise büyük bir yoksulluktur. İnsanın istekleri; para, onuronur, ün, şan, mal, mülk, mevki gibi doğaldoğal ve zorunlu olmayanlar; cinselcinsel doyumda, giyimde, beslenmede aşırıya kaçmak gibi doğaldoğal olup zorunlu olmayanlar; yeme, içme, soğuk ve sıcaktan korunma gibi doğaldoğal ve zorunlu olanlar olarak üçe ayrılıyor. Gerçekgerçek olan, doğadır ve üçüncü tür isteklerimizi gidermede bize kolaylık sağlıyor. Bilgebilge kişi, onuronur, ün, şan, mevki gibi değerleri içerem politikadan da uzak duruyor. Bencilbencil olması nedeniyle insan, öbür insanlarla sürtekli çatışıyor. Devletdevlet, bunları önlemek ve genel güvenliği sağlamak için kurulmuş yapayyapay bir kurumdur. Hobbes’a göre “cevher olan her şey cisimdir ve her olayolay da bir devinimdir. Olup bitenler, doğaldoğal nedenlere bağlıdır. İnsanın bu nedenleri bulması ve olayları açıklaması gerekiyor. Bilgiler, nesnelerin duyuduyu organlarını etkilemesiyle oluşuyor. Kendi varlığını koruyup sürdürmeye çalışması, insanı doğaldoğal nimetlerden olabildiğince çok yararlanmaya sürüklüyor. Böyle bir ortamda herkes, başkasıyla savaşmaya başlıyor. Bu durumda tehlikeye düşen varlığını korumak için insanlar, ortak bir yararda anlaşmak zorunluluğunu duyuyorlar. Devletdevlet, bu zorunluluktan doğuyor. Herkesin herkesle savaşmasını önlemek zorunda olan devletdevlet, onun için mutlak güçtür. L. Feurbach’ın önermeleri şunlardır: “Var olan, maddedir; insan, doğanın bir parçasıdır. Onu mutlu etmek için bilime, eğitime, sevgisevgi ve saygıya başvurulmalıdır.” Diyalektikdiyalektik materyalizmin (bilimselbilimsel sosyalizmin) kurucusu ise Karl Marx ve Engels’tir. Arkhe, madde, ondaki çelişki ve onun doğurduğu sürekli devinimdir. Evrendeki sürekli ve kaçınılmaz olan değişimdeğişim, niceliksel birikimlerin niteliksel değişime dönüşümüyle oluşuyor. Evrendeki tüm olayolay, olguOlgu ve nesleler birbirine bağlıdır. Birindeki değişimdeğişim, giderek tüm olayolay, olguOlgu ve nesneleri etkiliyor ve değiştiriyor. Evrendeki tüm olayolay, olguOlgu ve nesnelerin temeli, maddedeki çelişkiler ve onun ortaya koyduğu sürekli değişimdir. Tüm olayolay, olguOlgu ve nesnelerin nedeni budur. Toplumsal olayların nedeni de maddeye dayanıyor. Bu nedenler, diyalektikdiyalektik akılakıl yürütmeyle anlaşılabiliyor. Bu tür akıl yürütmeakıl yürütme, tez, antitez ve sentezden oluşuyor. Bir tez olan sentezin de antitezi geliyor ve bu böyle sürüp gidiyor. Bilinç ise maddesel bir organ olan beynin işlevidir. Doğru bilgibilgi, beynin diyalektiği ile doğanın diyalektiğinin etkileşimiyle ortaya çıkıyor. Diyalektikdiyalektik süreçle elde edilen bilgibilgi, gittikçe daha doğruya doğru ilerliyor. Yüzde yüz doğru bilgibilgi yok; doğrulukdoğruluk değeri yükselen bilgibilgi vardır. Bilgibilgi, uygulamaUygulama ve kuramın iç içe işlemesi ile tutarlılıktutarlılık kazanıyor. Uygulamadan elde edilenlerle kuramKuram oluşturuluyor; kuramKuram, yeniden uygulamaya konuluyor ve bu, böyle sürüp gidiyor. Toplumsal değişimin en önemli nedenlerinden biri, üretimÜretim araçlarına sahip olanlarla buralarda çalışanlar arasındaki çelişkidir. İnsanlık, ilkelilkel komünal toplumdan feodal topluma; oradan da kapitalist topluma doğru gelişimgelişim göstermiştir. Bundan sonra, işçi sınıfının egemenegemen olduğu sosyalist topluma doğru gelişecektir. En sonunda da komünist topluma dönüşecektir. Bu nedenle insanlık tarihi, sınıfların savaşlarının tarihidir. Bu savaşların son bulması için üretimÜretim araçlarının ve artı değerin sınıfların elinden alınıp insanlara verilmesi gerekiyor. Bu nitelikteki bir yönetim, önce işçi diktatoryası; ardından halk demokrasisi; son aşamada da komünizmle; yani devletin ortadan kalkmasıyla gerçekleşecektir. Devletdevlet, artı değerle oluşmuştur. Sosyalist devletdevlet, artı değeri halkın mutluluğu için kullanıyor. Feodal devletdevlet, senyorlar, krallar ve soyluların; kapitalist devletdevlet ise burjuva sınıfının mutluluğu için kullanıyor. Sosyalist devlette bu, en alt düzeye indirilecek; kömünist devlette ise sömürüsömürü sonlandırılmış olacaktır. Çünkü o zamanzaman herkes yeteneği ve gücü ölçüsünde üretecek; ancak geresinimi kadar tüketecektir. Bu aşamaya varmak için kapitalist sistemin devrimle yıkılması ve işçi diktatoryasının kurulması gerekiyor. Bu ise işçilerin nasıl sömürüldükleri konusunda bilinçlendirilmeleri ile olabilecektir. İşte bu bilinç, politeknik eğitimle sağlanacaktır. Marx, eğitime ilişkin görüşünü Kutsal Aileaile, Felsefenin Sefaleti, Alman İdeolojisi, Komünist Manifesto ve Kapital adlı yapıtlarında belirtmiştir. Marx, gençlikgençlik döneminde yazdıklarında hümanist eğitimeğitim anlayışına savunurken olgunluk döneminde politeknik eğitimeğitimpoliteknik eğitimeğitim anlayışını benimsemiştir. Onun ilk dönemindeki anlayışına göre kapitalist işbölümü, insanı bir işe bağlı kılarak köleleştirmiş, kendi özünden, türünden ve özgürlüğünden ayırmış ve tekdüzeleştirmiştir. Kapitalist sistemSistem, bu yapısıyla insanı yabancılaştırmış ve gittikçe küçültmüştür. Oysa İlkçağ’da yaşayan insanlar, çok yönlü yetiştiriliyorlardı. Bunun için kapitalist işbölümünden kurtulmak, insanı bütün yönleriyle eğitmek gerekiyor. Olgunluk döneminde de kişiyi yabancılaştıran kapitalist işbölümü yerine, insanın bütünüyle gelişimini sağlayacak yeni bir işbölümünü savunmuştur. Buna göre insan, üretici olarak işe katılınca biçimlenebiliyor. Onun için bütün çocuklar, üretime dayalı resmi, parasız ve tüm yönleriyle yetiştiren bir eğitimden geçiriliyor. Politeknik eğitimde insanlar, üretimÜretim süreçlerinin genel, bilimselbilimsel ilkelerini öğreniyor; uyguluyor; gerekli araç gereçleri kullanıyorlar.. Bu eğitimde üretimin yapıldığı fabrika, atölye, tarla, çiftlik gibi yerlerin hepsi okuldur. Eğitimeğitim üretimÜretim için yapılıyor ve toplumsal üretimi artırma amaçlanıyor. İnsan, sınıfsınıf bilinci edinmeli; sömürüye karşı olmalı, doğaya egemenegemen olmaya çalışmalı, onu değiştirmeli ve üretmeli; son aşamada komünizmi gerçekleştirmeyi hedeflemeli; barışı, kardeşliği, özgürlüğü, adaleti, özöz eleştiriyi başatbaşat değerler olarak kabul etmelidir. Diyalektikdiyalektik Programprogram: Diyalektikdiyalektik materyalizme göre gerçekgerçek, madde ile ondaki çelişki ve onun yarattığı değişimdir. Eğitimeğitim, işte bu değişimi denetleyip en aza indirme ve üretme sürecidir. İnsan da araç gereç kullanarak üretimÜretim yapan varlıktır. İnsanın çok yönlü yetiştirilmesi gerekiyor. Onun için politeknik yaklaşımyaklaşım, Marxist eğitimin temelini oluşturuyor. Bu eğitimde toplumtoplum ve insan dengesi korunuyor; ancak, öncelik topluma tanınıyor. Üretimde kullanılacak her türlü bilgibilgi ve beceribeceri, politeknik yaklaşımda düzenli olarak programda yer alıyor. Eğitimeğitim üretimÜretim için yapıldığından, tüm eğitimeğitim etkinlikleri, üretimÜretim için düzenleniyor. İnsan bu programda üretimi gerçekleştiren kişi olarak eğitildiği gibi, komünizmi de bilen, savunan; güzel sanatlardan anlayan, bedence güçlü olarak da yetiştiriliyor. Her yurttaşa, kullanabileceği düzeyde akıl yürütmeakıl yürütme öğretiliyor. Eğitimde uygulamaya ağırlık veriliyor; her uygulamaUygulama sonunda kuramKuram yeniden oluşturuluyor ve yeniden uygulamaya konuluyor. Programda üretime yönelik teknikteknik ve uygulamaUygulama ile politik dersler ağırlık kazanıyor. İnsan, merkezde bulunan komünist ideolojiye, yeteneklerine göre ve toplumun gereksinimlerini karşılayacak biçimde yetiştiriliyor. Yalnızca okulokul değil; üretimÜretim yapılan her yer eğitim ortamıeğitim ortamı olduğundan, buralarda demokratik bir ortamda işin yapılıp, ürünün ortaya koyması bekleniyor. Öğretmenin, iyi bir komünist, çok iyi usta, iyi bir insan ve yurttaş olması; öğrencilerin okulokul yönetimine katılımlarını, yetki ve sorumluluksorumluluk almalarını sağlaması gerekiyor. Eğitimde, topluma kazandırmatopluma kazandırma amaçlı cezaceza uygulanıyor. Amacı insanı çok yönlü yetiştirmek, doğaya egemenegemen olup onu değiştirmek ve üretimi gerçekleştirmek olan eğitimle okulda doğadoğa ve toplumtoplum bilimlerine, ve teknikteknik, bedenbeden eğitimi ve estetikestetik derslerine, temel politik ve teknikteknik konuları içeren derslere yer veriliyor. Dersler ve onların içerikleri, öğrencide ilgiilgi yaratacak, üretici yaratıcılığını geliştirecek; kolektif üretimi, çalışmayı, yaşamayı sağlayacak; somuttan soyuta, basitten karmaşığa, kolaydan zora, bilinenden bilinmeyene ve birbirinin önkoşulu olma ilkelerine göre düzenleniyor. Eğitimeğitim durumları düzenlenirken uyulması gereken ilkeler şunlardır: (1) KuramKuram ve uygulamaUygulama birlikte kullanılmalıdır. Üretimin yapıldığı her alanalan okuldur. Öğrenciöğrenci, okulda öğrendiklerini üretimÜretim yerlerinde uygulamalı, uygulamaUygulama sonuçlarını gözden geçirerek eksikleri, yanlışları giderip kuramı yeniden oluşturarak uygulamaya koymalıdır. Bu, böyle sürüp gitmelidir. (2) Eğitimeğitim üretimÜretim için olduğundan, okulokul bir endüstri kurumu olmalıdır. Öğrenciöğrenci, eğitimeğitim ortamında hem yeteneklerini geliştirmeli hem de ekonomik değeri olan bir üretmelidir. Deneydeney, gözlemgözlem, incelemeinceleme, araştırmaaraştırma, gezi yapmalı; yaparak yaşayarak öğrenmeöğrenme-öğretmeöğretme sürecine girmelidir. (3) Ortak bilinçOrtak bilinç için ortaklaşa çalışılmalı ve üretilmelidir. Öğrencilerin tümü üretimÜretim içine girmelidir. (4) Eğitimeğitim ortamında karakterKarakter eğitimi de önemsenmelidir. Bu amaçla yurttaşlık eğitimi işe koşulmalıdır. Öğrenciöğrenci, hem yaratıcılığını geliştirmeli hem de buyruk beklemeden sorumluluğunun gereğini yapmalıdır. (5) Eğitimde özeleştiriye yer verilmelidir. Üretimin planlanması, uygulanması, değerlendirilip geliştirilmesi aşamalarında yapılanlar grupça tartışılmalı, herkesin görüşü alınmalıdır. (6) Eğitimde öğrenciler, diyalektikdiyalektik akılakıl yürütmeyi kullanmalıdır. Bu amaçla doğaldoğal ve toplumsal olgulartoplumsal olgular sınıfa getirilmelidir. (7) Doğada ve toplumdaki tüm olayolay, olguOlgu ve nesnelerin birbiriyle ilişkili olduğunu gösteren durumlar, eğitimeğitim ortamına taşınmalıdır. Öğrencilerin bunları çözümleyerek öğrenmeöğrenme-öğretmeöğretme etkinlikjlerine katılımları sağlanmalıdır. Sınıfta kapitalizm, faşizmfaşizm ve feodalizmin tutarsızlığını gösteren örnekler üzerinden bunlar eleştirilmelidir. (8) Kişilerin bedence ve estetikestetik yönden yetiştiren etkinliklere de katılımları sağlanmalıdır. (9) Okulokul öncesinde ve ilköğretimde diyalektikdiyalektik materyalizmin ilkeleri eğitsel oyunlarla kazandırılmaya çalışılmalıdır. (10) Eğitimde disiplindisiplin, gerektiğinde caza uygulanarak sağlanmalıdır; ancak, cezanın amacı, bireyi yeniden topluma kazandırmak olmalıdır. (11) Politeknik eğitimde kişinin başarısı, tutumu, emeği, üretici işteki yapıp ettikleriyle değerlendirilmelidir. Bkz. eğitim akımları.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol