değer


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
1. Bir nesneye, varlığa ya da etkinliğe ruhsalruhsal, ahlaksalahlaksal, toplumsal bakımdan ya da estetikestetik yönden tanınan önem ya da üstünlük derecesi; bireybirey ya da grupgrup için herhangi bir nesnenin niteliği; kıymetkıymet. Değerdeğer, nesnel bir özellik değildir; nesneye insanın vermiş olduğu öznelÖznel bir özelliktir; öznenin nesne ile ilişkileri sonucunda nesneye bir niteliknitelik tanımaktır. Temelde öznelÖznel olması nedeniyle değerdeğer kavramı, kişilere ve durumlara göre değişiyor. Bir nesne, kendisine gerek duyulduğu sürece ve gerek duyulduğu ölçüde değerli sayılıyor. Örneğin, çölde susuz kalan insan için su, elmastan daha değerlidir. Bir kişi için değerli olan, bir başkası için bir değerdeğer taşımayabiliyor. Çocuğun değerli bulduğunu yetişkinyetişkin; yetişkinin değerli bulduğunu çocukçocuk değerli bulmayabiliyor. Değişik değerler var edilmiştir. Geçmiş yaşantıyaşantı, deneyimdeneyim ve alışkanlıklara gelenekselgeleneksel değerler; toplumun tarihsel süreçte yaşadığı serüveni olumlu etkileyen kişi, kurumKurum ya da davranışdavranış kalıplarına tarihsel değerler; bir toplumu niteleyen öğelerin; toplumun duyuşduyuş, düşünüş birliğini sağlayan davranışların, düşüncedüşünce ve sanatsanat ürünlerinin bütününe kültürel değerler deniyor. Ayrıca sağlık gibi biyolojikbiyolojik değerler; hak gibi ekonomik değerler; kutsal ilkeler gibi dinsel değerler; erdemerdem gibi ahlaksal değerlerahlaksal değerler; güzellik gibi estetikestetik değerler oluşturulmuş bulunuyor. İnsanoğlu, somutSomut değerler ortamını duygusalduygusal ve öznelÖznel olarak benimsiyor. Örneğin, toplumun soğukkanlılıkla cezaya çarptırdığı bir genci kurtarmak için annesinin, en değerli varlığı olan yaşamını bile vermeye hazır olduğu görülüyor. 2. Felsefede, bireybirey ya da toplumtoplum için nelerin istenen amaçamaç; nelerin bu amaçlara ulaştıran araç olduğunu tanımlayan soyutSoyut bir kavramKavram. İnanç ve ideolojiler arasında bir seçim yapabilmesinde, gerçeğin açıklanmasında aydınlatıcı rolRol oynayan felsefi değerleri bireybirey, genellikle kendi inancının sonucu olarak var etmiyor. Bunları ona toplumtoplum, dışarıdan sunuyor ve giderek de benimsetiyor. Bireybirey, benimsediği bu ürünleri, birer değerdeğer ölçütü olarak kullanıyor. Bireyin toplumsallaşması, bu değerleri benimseyip onlar doğrultusunda yaşamını sürdürmesi anlamını taşıyor. Değerdeğer kavramını felsefeye H. Lotze (1817-1881) kazandırmıştır. Bkz. değer yargıları; toplumsal normlar. 3. Bir şeyin matematiksel büyüklüğü ya da niteliği; bir değişkenin, ölçümün sayılarla anlatılan büyüklüğü, şiddeti. 4. Bir malın parasal karşılığı. Mal ve hizmetlere yüklenen göreceli önem. Bu anlamda bir nesne ya da malın başka bir nesne ile mübadele edilmesinde taşıdığı değerdeğer değişim değerideğişim değeri; eldeki bir malın tüketilmesi, kullanılması ya da bir malın kullanılma aşamasında taşıdığı değerdeğer de kullanım değeri olarak adlandırılmıştır. Bir düşünceye sağlam bir biçimde içten bağlanmak, onu güvenle doğru saymak, ona inanmak demek olan inançta, bir değere ilişkin öğrenmeler ağırlık taşıyor. Kanıda ise ağırlık, öğrenmeler sonucu ortaya çıkan öznelÖznel genellemelerdedir. Mantıkmantık dışı sayıltılar denilebilecek kimi düşüncedüşünce ürünleri olan inançların etkisiyle oluşan ülküsel benlikBenlikülküsel benlikBenlik, kişiyi kusursuzluğa zorluyor. Benliği yenilgiye uğratan bu düşüncelerin, duyuşsal eğitimeğitim aracılığıyla, kişiye zarar vermeden, gerçekçi sınırlar içine çekilmesi gerekiyor. BenlikBenlik ve demokratik değerlerle çelişen düşüncedüşünce ürünleriçelişen düşüncedüşünce ürünleri, fiziksel yapıya göre erkek ve dişi oluşla ilgili kalıp yargılara sahip olma, yanlış yapmaktan çekinme, kişisel başarıyı grupgrup başarısına yeğlemeyeğleme, nesnelliği duygusallıkduygusallık ya da öznellikten üstün tutma gibi ürünlerdir. Bunlar, çoğu kez ulaşılması güç ve sonuçları ruhruh sağlığını bozan yanlış inançlardır. Birçok inançinanç ve kanıkanı, insanın değerler sistemine çevrenin sözelsözel telkinleri ya da yanlış pekiştirmelerle yerleşiyor. Bunlar, birer önyargıönyargı olarak bireyin hem kendi yaşantılarını hem de başkalarının yaşantılarını olumsuz yönde değerlendirmesine yol açıyor. Benzer genellemeler, yaşantıları sınırlı olan ve önyargıları çevrenin telkinleriyle gelişen çocuğun bakış açısı üzerinde de daraltıcı bir etkietki yapıyor. Bireybirey, kendi ahlakahlak değerlerini toplumun ahlakahlak standartlarını içselleştirerek oluşturuyor. Psikanalize göre bu, 2-4 yaşlarında üstbenliğin oluşumuyla gerçekleşmeye başlıyor. Sonra, Oedipus karmaşasıOedipus Karmaşası dönemi yaşanıyor. Okulokul çağında çocukçocuk, yetişkinyetişkin beğenisine önem verdiği için, kimi kurallara daha kolay uyuyor. Ergenlikergenlik döneminde ise, kurala, kural olduğu için uymaya başlıyor. Bu dönemde genç, soyut düşünmedüşünmesoyut düşünmedüşünme yeteneğinin de gelişmeye başlamasıyla, çelişen değerleri uzlaştırıp o değerlerin ortaya koyduğu uygulanabilir sonuçlara göre bir seçim yapabiliyor. Soyut düşünmedüşünmesoyut düşünmedüşünme yeteneğinin gelişimine koşut olarak kendi değerleriyle toplumun değerlerinin bir sentezini yapmaya yöneliyor. Gelişimgelişim düzeyine uygun olarak okulda çocukçocuk, değerlerle ilgili kendi yaşantıları üzerinde düşündürüldüğünde, toplumtoplum değerlerini aklın süzgecinden geçirmeden, koşullandırma yoluyla ona kabul ettirmeye son veriliyor. Onun yerine, bu değerler, akılcı değerlere dönüştürülüp özümsetilmeye ve bu yolla çocuğa ahlaksal bağımsızlıkbağımsızlıkahlaksal bağımsızlıkbağımsızlık kazandırılmaya başlanıyor. Sonuçta kişi, kendi değerler bütününü, içinde yaşadığı toplumun değerler karmaşasının tehlikelerinden koruma olanağını elde etmiş oluyor. Okulun vazgeçilmez amaçlarından biri de insanı olgun değerler sistemine ulaştırmak, her şeyin üstünde olan insanın değerliliğinin ve demokrasidemokrasi ilkelerinin bir örüntüsü olmak durumundadır. Olgun değerler sistemini oluşturan kişi, kendisinin ve diğer insanların mutluluğu için neyin doğru olduğuna kararKarar vermekte zorlanmıyor. Kendini gerçekleştirmeye yönelmiş olan bu kişi, hem kendinin hem de başkalarının yaşamına değerdeğer veriyor; demokratik kişilikkişilikdemokratik kişilikkişilik oluşturuyor; insanları benimsiyor; onlara karşı sevgisevgi, saygısaygı ve acıma duyguları geliştiriyor. Bu değerler, kişilikkişilik eğitiminin de vazgeçilmezleridir. İnsanın saydamlık ve dürüstlüğünün kanıtı, davranışlarının, benimsemiş olduğu bu değerlere uygun olmasıdır. Yeterli bir bilişsel güce ve soyut düşünmedüşünmesoyut düşünmedüşünme yeteneğine sahip olmak, ahlaklılığın önkoşuludur. Ahlak oluşumuahlak oluşumu için çocukçocuk, yetişkinlerin yardımından yararlanmanın yanı sıra bir de duyuşsal güvenlik içinde olmalı; beğenilme isteği duymalıdır; ahlakahlak değerlerine uygun davranımdavranım örnekleri görmeli ve hümanist yapıtlar okumalıdır; ayrıca çevresinde olup biten olaylarla ilgilenerek bunların değerlere ilişkin yönlerini seçebilmelidir. Aynı sınıftaki öğrenciler, bilişsel güçlerinin ve aileaile ortamlarının farklılığı nedeniyle, değerler yönünden farklı gelişimgelişim evrelerinde bulunuyorlar. Sınıftaki her öğrenciye bu farklılığı giderme konusunda yardım edildiğinde sınıfsınıf, herkes için güvenli bir ortamortam durumuna getirilebiliyor. Öğrenciye saygısaygı, anlayışanlayış gösteren, dürüst davranan hümanist öğretmenöğretmen, bunu kolaylıkla başarıyor. Sınıfları her öğrenciöğrenci için güvenli bir ortamortam durumuna getirilen bir okulda öğrenciöğrenci, öğretmeninden yeterince ilgiilgi görüyor. “Ya yanlış yaparsam?” korkusunu yaşamıyor. Kendini bir yarış ortamında duyumsamıyor. Arkadaşlarıyla belli bir amaçamaç peşinde işbirliğiişbirliği içinde çalışmaya alışıyor. Bireysel ilgiilgi ve yeteneklerine uygun bir öğrenimöğrenim görüyor. Kendisini bulunduğu sınıfın bir bireyi olarak algılıyor. Böyle bir toplumsal-ruhsalruhsal ortamda, belirtilen niteliklerle donatılmış olan öğrenciöğrenci, hangi gelişimgelişim basamağında olursa olsun, zorlanmadan sağlıklı inançinanç, kanıkanı ve değerlersağlıklı inançinanç, kanıkanı ve değerler ediniyor ve bu değerleri davranışlarıyla ortaya koyuyor. Öğretmenöğretmen, kendi değerlerinin eleştirilmesine, tartışılmasına olanak tanıdığında, onun öğrencileri de kendi değerlerini rahatlıkla tartışabiliyorlar. Demokratik sınıfsınıf ortamıdemokratik sınıfsınıf ortamı, hem demokratik değerlerin benimsenmesine hem de geliştirilmesine olanak tanıyor. Kendi inançinanç, önyargıönyargı ve değerlerini tek doğru seçenekseçenek olarak öğrenciye sunan öğretmenin sınıfında ise, sağlıklı bir iletişimiletişim ve ilişki yaşanamıyor. Bu öğretmenin sınıfında farklı görüşteki öğrenciler, kendi değerlerini katı bir tutumla savunmasavunma eğilimi gösteriyorlar. Bu öğrenciler, öğretmenlerine karşı da olumsuz tutumtutumolumsuz tutumtutum geliştiriyor ve ona yabancılaşmaya başlıyorlar. Değerlerin gelişimini ve ahlaksalahlaksal yapılaşmayı gerçekleştirmek isteyen okulokul, özetle şunları yapıyor: (1) Duygusalduygusal güvenin temelini atıyor. (2) Öğrencide arkadaşları ve yetişkinlerce beğenilme isteği yaratıyor. (3) Var olan değerdeğer ve kuralları aklın süzgecinden geçirtiyor. (4) Çatışan değerlere zekice uyumu sağlıyor. (5) Ahlakahlak kurallarını genellemelere vararak sözelleştiriyor. Bunlar gerçekleştirildiğinde, öğrencinin yaşantıları zenginleşip bütünleşiyor; öğrenciöğrenci, kendisini bir kişi olarak yaşamda anlamlı ve önemli bir yerde görüyor ve sorumluluklarının bilincine varıyor. Bu yolla yalnızca insana özgü bir niteliknitelik olan, çevresinde olup bitene bir anlamanlam verebilme ve onu değerlendirebilecek bir algıalgı dayanağı geliştirebilme olanağına kavuşuyor. Bkz. ahlak; duyuşsal yapıyapı; inanç, kanıkanı, değerdeğer; Ven şeması.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol