eğitim


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
İnsan yavrusunun insanlaştırılması, insanın üretilmesi etkinliği; terbiye. 1. Yeni kuşakların, toplumsal yaşamda yerlerini almak için hazırlanırken gerekli bilgibilgi, beceribeceri ve anlayışları elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme süreci. 2. Önceden saptanan amaçlara göre bireyin kendi yaşantıları aracılığı ile davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkinlikler sistemi. 3. Belli bir konuda bir bilgibilgi ya da bilimbilim dalında gerçekleştirilen yetiştirme ve geliştirme. 4. Yeni kuşaklara, geçmişin bilgibilgi ve deneyimlerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma süreci. 5. Eğitim felsefesieğitim felsefesi, eğitim tarihieğitim tarihi, eğitim psikolojisieğitim psikolojisi, öğretimöğretim programları, genel öğretimöğretim yöntemleri, özel öğretimöğretim yöntemleriözel öğretimöğretim yöntemleri, öğretimöğretim uygulamaları, yönetim, denetimdenetim ve başka eğitimeğitim öğretimöğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmenöğretmen, yönetici ve uzmanUzman yetiştirmek için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimselbilimsel çalışmalara verilen ortak ad. 6. Eğitimbilimeğitimbilim. İnsan olmaya aday olarak dünyaya gelen bebek, yaşına ve kişisel ilgiilgi ve yeteneklerine uygun olarak belli bir eğitimeğitim sürecinden geçiyor ve toplumdaki yerini alıyor. Ailede ve okulda yetişmesi, bir konuda yetkinleşmesi için gerekenleri, öğrenmeöğrenme ile elde ediyor. İnsan, dili, duyguyu, düşünceyi, bilimi, sanatı, tekniği, ahlakı öğrenerek içselleştiriyor ve kendini geliştiriyor. Kendine özgü sınırlılıkları olmakla birlikte, öğrenerek sürekli yeni, istendik davranışlar edinmeye ve davranışlarını değiştirmeye; kısacası, eğitilmeye elverişli bir doğaya sahip olan insana, soydaşlarının yüzyıllar boyunca edindiği kültürel birikim, eğitimle aktarılıyor. Eğitimeğitim, uzun, güç ve karmaşık bir süreçte gerçekleşebiliyor. Resmi yazışma ve söylemlerde “eğitimeğitim-öğretimöğretim” diye adlandırılan etkinliklerin özünü çağdaş eğitimeğitimçağdaş eğitimeğitim yaklaşımında öğrenmeöğrenme (öğrenimöğrenim) süreci; onun özünü de laikliklaiklik oluşturuyor. Laikliklaiklik, çağdaşçağdaş eğitimin temel değerlerinden biridir. “Eğmek” kökünden türemiş olan “eğitimeğitim” ve “öğretmek” kökünden türemiş olan “öğretimöğretim” terimi, bugün ilk anlamlarından farklı birer anlamanlam içeriği kazanmıştır. Eğitimcieğitimci kavramı da öyledir. “Eğitimcieğitimci”, bugün kendi alanında verimli çalışmalar yapmak için alanının gerektirdiği eğitimbilimeğitimbilim yöntemyöntem ve tekniklerini, her öğrencinin gereksindiği algılamayı, ardından da kavramKavram oluşturmayı sağlayacak olan öğrenimöğrenim yaşantılarını uygun biçimde belirleme sorumluluğunu taşıyor ya da taşımalıdır. Buna göre “öğretimöğretim” kavramı da eğitimcinin “öğrenimöğrenim sürecini, amacını, becerisini, hızını, etkinliğini, gelişimini yönetmesi” anlamını taşıyor. “Öğreticiöğretici” (öğretmenöğretmen) ise “öğrenimöğrenim yöntemyöntem ve araçlarını yöneten, öğrenciye yol gösteren, danışmanlıkdanışmanlık yapan, onun destekleyicisi olan; kısacası, öğrenciyi bilinçlendirerek onun bir konuyu nasıl öğrenebileceğini öğrenmesine yardım eden” kişidir. “Öğrenciöğrenci” de öğrenmeöğrenme sürecinin sorumluluğunu bilinçli olarak doğrudan doğruya üstlenip ele alınan konuyu öğrenmeye uğraşan bireydir. Çağdaşçağdaş öğretimöğretim etkinliğinin sürdürülebilmesi, öğrenmeöğrenme işlevinin niteliği, oluşumu, süreci gibi özelliklerinin ne ve nasıl olduğunun yeterince kavranmış olmasına bağlıdır. Bunun gerçekleştirilemediği ortamlarda eğitimeğitim, öğreticinin öğrenciye bilgibilgi yüklemesi yaptığı ezberci bir uygulamaya dönüşüyor. Oysa çağdaşçağdaş eğitimcinin temel amacı, öğrencinin öğrenmeöğrenme sürecini yönlendirmek, öğrenimöğrenim becerilerini geliştirme çabasında ona destek olmak, kendi kendine öğrenmeyi öğretmek ve onu yaşamyaşam boyunca kendi kendini eğitebilecek düzeye eriştirmektir. Çağdaşçağdaş eğitimin, “öğretimöğretim-öğrenimöğrenim sürecinin sonunda ortaya çıkan duyguduygu, düşüncedüşünce ve davranışdavranış değişikliği”ni gerçekleştirmek olarak anlaşılması gerekiyor. “Öğrenimöğrenim”den sözsöz etmeden, yalnızca eğitimeğitim-öğretimöğretim kavramının kullanımı, çağdaşçağdaş eğitimin temelini oluşturan öğrenciöğrenci odaklı yöntemyöntem yerine öğretmenöğretmen odaklı aktarma yöntemiyle yürütülen gelenekselgeleneksel eğitimi çağrıştırıyor. Öğretmenöğretmen odaklı yöntemle öğrenciye kuru bilgibilgi yükleniyor; öğrenciöğrenci, dar kalıplar içerisinde düşünmeye yöneltiliyor; onun yetenekleri ve zihinselzihinsel gelişimi köreltiliyor. Sonuçta bu yaklaşımyaklaşım, yaratıcılığı değil; yalnızca “bilgibilgi yükünü ölçen süzgeçlere dönüşmüş bir sınavsınav düzeni”ni oluşturuyor. Oysa çağdaş eğitimeğitimçağdaş eğitimeğitim, öğrenciöğrenci odaklı yöntemle deneydeney, gözlemgözlem, çözümlemeçözümleme, bireşim ve yorumyorum yapabilen araştırıcı, üretken ve yaratıcıyaratıcı bireyler yetiştirmeyi amaçlıyor. O nedenle “eğitimeğitim-öğretimöğretim” kavramları yerine ya “öğretimöğretim-öğrenimöğrenim” kavramlarını ya da bunların ikisini de içeren “eğitimeğitim” kavramını kullanmak, doğru yaklaşımyaklaşım olarak beliriyor. Eğitimin özü olan “öğrenimöğrenim sürecinin etkisini artırma” konusunda yapılan araştırmalardan yüz güldürücü bulgular elde edilmiştir. Bunlar, eğitimcieğitimci, anne baba ve öğretmenlerin yıllardır sora geldikleri “Bu çocukçocuk öğrenebilir mi?” sorusunun, yerini “Bu çocukçocuk nasıl öğrenir?” sorusuna bırakmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda eleyici eğitimeğitimeleyici eğitimeğitim anlayışı çağın dışında kalmış; onun yerini geliştirici eğitimeğitimgeliştirici eğitimeğitim almıştır. Bu araştırmaaraştırma bulguları, bir sınıftaki öğrencilerin yüzde 90’ından fazlasının, o sınıfın öğretimöğretim programında yer alanalan konuları, tama yakın düzeyde öğrenebileceğini gösteriyor. Öğrencileri yakından tanıyarak onların her birine uygun öğrenimöğrenim ortamı, toplumsal-ruhsalruhsal ortamortam hazırlayıp kendilerine öğrenmeöğrenme fırsat ve olanaklarıyla birlikte, gereksindikleri kadar süre veren öğretmenöğretmen, ele alınan konuyu tüm öğrencilerin, tama yakın düzeyde öğrenmesini sağlayabiliyor. Devrimdevrim niteliğindeki bu bulgudan sonra eğitimde öğretmenöğretmen odaklı yöntemi kullanmak, çağın gereksinimlerini karşılamayan bir eğitimi sürdürmek anlamını taşıyor. Öğrencilerin Farklı Öğrenmeöğrenme Süresine Gereksinimgereksinim Duymalarının Nedenleri: Birincisi, öğrencilerin öğrenimöğrenim hedefine ilişkin yetenek farklılığıdır. Ortaya konulan öğrenmeöğrenme durumunu, düzenlenen öğrenimöğrenim yaşantılarını kavramaKavrama gücü, öğrenciden öğrenciye değişiyor. Bu konuda özellikle sözel yeteneksözel yetenek (doğru okumaOkuma, okuduğunu anlamaanlama; düzgün, akıcı konuşma ve yazma) etkili oluyor. Üstün yeteneklilerüstün yetenekliler, az yeteneklilere göre daha kısa sürede öğreniyorlar. İkincisi, öğrencilerin öğrenmeye gösterdikleri istekistek, kararlılıkkararlılık ve dirençdirenç demek olan güdülenmegüdülenme derecelerinin farklılığıdır. Üçüncüsü, öğretilenlerin açık, anlaşılır olup olmamasıdır. Öğrenmeöğrenme ancak, öğretilenleri her öğrencinin uygulamaUygulama düzeyinde kavraması sağlandığında gerçekleşiyor. Dördüncüsü, öğrenciye normalnormal öğrenme koşullarıöğrenme koşulları içinde yeterli zamanzaman ayırmaayırma ve ona tam öğrenmeöğrenmetam öğrenmeöğrenme fırsatı verme zorunluluğudur. Konunun öğrenilmesi için yeterli süreyi ayırmamak; birçok araç gereci kısa süre içinde bir arada öğrenciye sunmak; bir konuyu pekiştirmeden öbür konuya geçmek, öğretimi hızlandırmak ve yaşantıları sıkıştırmak ya da eksik bırakmak, öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun öğretimöğretim hedefine erişmesini engelliyor. Beşincisi, öğretimin niteliğidir. Öğretimde niteliknitelik de öğrenimöğrenim hedefine ulaşmak için en uygun yaşantıları belirleme, örgütleme ve her öğrencinin gereksinimine göre düzenleme ile sağlanabiliyor. “Yetenek, güdülenmegüdülenme ve öğretimi anlamaanlama”nın oluşturduğu ilk üç etkenetken, öğrenimöğrenim sürecinin ta başlangıcında öğrenciler arasında farklılıklar bulunduğunu; bu nedenle her öğrenciye farklı süreler verilmesinin zorunlu olduğunu gösteriyor. Son iki öğe ise her öğrencinin gereksinimine uygun süreyi ve yöntemleri içeren öğrenimöğrenim yaşantılarının ve öğrenimöğrenim ortamının hazırlanmasının gerekliliğini vurguluyor. Böylece bireysel öğretimin, eğitimde en etkili öğretimöğretim-öğrenimöğrenim yöntemi olduğu ortaya çıkıyor. Özetle bireysel öğretimöğretim amacıyla öğretmenöğretmen, öğrenmeöğrenme konusunu açık bir biçimde ortaya koyuyor. Her öğrenciyi yeterince güdülüyor. Seçtiği öğrenimöğrenim yöntemlerini her öğrenciye göre ayarlıyor. Öğrencilerin öğrenmelerini izleyip karşılaştıkları zorlukları gideriyor. Bu çabanın sonunda onlara, tama yakın düzeyde bir öğrenmeöğrenme olanağı yaratmış oluyor. Öğrenciler arasındaki öğrenmeöğrenme ve başarıbaşarı farklılıklarına yol açan önemli bir etkeni de başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde benimsenen tutumtutum ve kullanılan yöntemler oluşturuyor. Her öğrencinin öğrenebileceğine inanılan bir okulda ölçmeölçme ve değerlendirmedeğerlendirme, geleneksel eğitimeğitimgeleneksel eğitimeğitim anlayışından tümüyle farklı bir yaklaşımla gerçekleştiriliyor. Çağdaşçağdaş okulda öğretmenöğretmen, her öğrencinin beklenen davranışdavranış hedefine ulaşabileceğine inandığı için öğrencileri birbiriyle karşılaştırmayı, değerlendirmedeğerlendirme ölçütü olarak kullanmıyor. Bu uygulamada değerlendirmenin ölçütünü, öğrenimöğrenim hedefleri oluşturuyor. Bağıl değerlendirmedeğerlendirmebağıl değerlendirmedeğerlendirme yerine mutlak değerlendirmeye başvuruluyor. Öğrenimöğrenim hedeflerine farklı yöntemlerle ve farklı sürelerde ulaşsalar bile, bu yaklaşımda öğrencilerin tümü pekiyi alabiliyor. İstenilen standarda yaklaşmak, başarının dağılımından daha önemli görülüyor. Beklenen gerçekgerçek başarıyı, yalnızca bireysel ayrılıklarbireysel ayrılıklar gerçeğinden yola çıkan eğitim sistemieğitim sistemi yakalayabiliyor. Özelözel öğretmenlerin gösterdiği başarının gizi, onların öğrenime öğrencinin bulunduğu yerden başlamalarıdır. Çağdaşçağdaş eğitim sistemieğitim sistemi, başarısızlığın nedenlerini farklı ilgiilgi, yetenek, çevreçevre ve yaşantıyaşantı birikimine yükleme yanlışlığına düşmüyor. Bu nedenleri kendinde, kendi etkietki sisteminin öğelerinde arıyor. Zekâzekâ testlerine de doğuştan getirilen zihinselzihinsel gücü ölçen birer araç olarak bakmıyor. Bunları, bireyin geliştirmiş olduğu yetenekleri ve gücü ölçen araçlar olarak değerlendiriyor. Bu gelişmelerle 20. yüzyılın son çeyreğinde, daha etkili olan ve hümanist (insancı) yaklaşımın da desteklediği tanımtanım ortaya çıkmıştır. Buna göre eğitimeğitim, “bireyin doğuştan getirdiği gizilgüçlerini keşfetmesi, ortaya çıkarması ve geliştirmesi sürecidir.” Eğitimin amacıeğitimin amacı da “bireyin kendini gerçekleştirmesi”ni sağlamak olarak belirmiştir. Yaşamanın amacı ise kendini gerçekleştirmekendini gerçekleştirme yoluyla mutlu olmak ve mutlu etmektir. Bireyin sağlıklı ve mutlu bir yaşamyaşam sürdürmesi, duyduğu gereksinimleri doyurucu düzeyde ve dengeli bir biçimde gidermesine bağlıdır. Bireyin gereksinimlerini aşamaaşama sırasına göre; beslenme, barınma, etkinliketkinlik, dinlenme, cinsellikcinsellik gibi bedensel gereksinimlerbedensel gereksinimler ile güvenlik, sevgisevgi, ait olma, saygınlıksaygınlık ve kendini gerçekleştirmekendini gerçekleştirme gibi gelişim gereksinimlerigelişim gereksinimleri oluşturuyor. Bireyin insan olmasını sağlayan gelişimgelişim gereksinimlerini duyması için önce bedenselBedensel gereksinimlerini doyurucu düzeyde ve dengeli bir biçimde gidermesi gerekiyor. Bireybirey, bir önceki gereksinimi doyuma ulaştıramadığında, gücünü ve zamanını o gereksinimi doyurma yolunda harcamayı sürdürdüğü için bir üst gereksinimi duymuyor. Örneğin, temel gereksinimlerini giderebilecek ekonomik olanaklardan yoksun bir bireybirey, sırasıyla doyurucu bir sevgisevgi, saygınlıksaygınlık ve kendini gerçekleştirme gereksinimikendini gerçekleştirme gereksinimi duymuyor. Bireyde tam verimlilikverimliliktam verimlilikverimlilik, kendini gerçekleştirmekendini gerçekleştirme aşamasına ulaştığında başlıyor ve bu yetkin insan olmainsan olma savaşımı, yaşamyaşam boyu sürüyor. Bütün yönleriyle gelişmiş bir bağımsız kişilikkişilikbağımsız kişilikkişilik, bu aşamaya ulaşıldığında var oluyor. Gerçekten mutlu olmamutlu olma ve mutlu etme olanağını, bu aşamaya ulaşabilen kişi elde ediyor. Bu aşamanın en başarılı temsilcileri, ürettiği ya da yarattğı ürünlerden bütün insanlığı yararlandıran bilimbilim insanları ve sanatçılardır. Az gelişmiş ülkelerde bu aşamaya, ekonomik olanaksızlıklar ve eğitimsizlik nedeniyle çok az sayıda insan ulaşabiliyor. Sonuç olarak çağdaşçağdaş eğitimden, her bireyin gereksinimlerini doyurucu düzeyde ve dengeli bir biçimde gidererek, kendi ilgiilgi ve yetenekleri doğrultusunda ve oranında gerekli bilgibilgi, beceribeceri ve değerdeğer duygularını öğrenip içselleştirmesine yardım etmesi bekleniyor. Bu edinimlerle bireybirey, güçlü bir benlikBenlik, bağımsız bir kişilikkişilik geliştirme, kendini gerçekleştirmekendini gerçekleştirme, insanlaşmainsanlaşma aşamasına ulaşma ve toplumda etkin bir yer edinme olanağına kavuşuyor. Bunun için de “kendini, çevresindeki olanakları tanıması, gizilgüçlerini geliştirmesi, sorunlarını çözmesi ve kendini gerçekleştirmesi için kişinin, bu işi kendine meslekmeslek edinmiş uzmanlarca gerçekleştirilen düzenli bir yardım süreci” olan rehberlik ve psikolojik danışmadanışmapsikolojik danışmadanışmarehberlik ve psikolojik danışmadanışmapsikolojik danışmadanışma hizmetlerinden etkin bir biçimde yararlanması gerekiyor. Bkz. Batı’da eğitimin gelişimi; çocuk eğitimi; dizgeli (programlandırılmışprogramlandırılmış) bilgisayarlı eğitimeğitim; dizgeli (programlandırılmışprogramlandırılmış) eğitimeğitim; dizgeli öğretimde ders planı düzenleme; eğitim akımları; eğitimbilim; eğitim bilimcisi; eğitim bilimi; eğitim bilimleri; eğitimci; eğitimde fırsat eşitliğifırsat eşitliği; eğitim dersleri; eğitim ekonomisi; eğitim felsefesi; eğitim güçlükleri; eğitim hakkı; eğitim iletişim araçlarıiletişim araçları; eğitim ilkeleri; eğitimin amacı; eğitimin biyoteknolojik temelleri; eğitimin ekonomik temelleri; eğitimin felsefi temelleri; eğitimin psikolojikpsikolojik temelleri; eğitimin tarihsel temelleri; eğitimin temel görevi; eğitimin toplumsal temelleri; eğitim kursları; eğitim mesleği; eğitim ortamı; eğitim planlaması; eğitim programları; eğitim psikolojisi; eğitim radyosu; eğitim sistemi; eğitim siyasası; eğitim sosyolojisi; eğitim süreci; eğitim tarihi; eğitim teknolojisi; eğitim televizyonu; eğitim testleri; eğitim uzmanlığı derecesi; eğitim yaşı; eğitim yönetimi; eğitim yöntemi; eğitsel etkinlikler; eğitsel kol çalışmaları; eğitsel oyunlar; eğitsel ölçmeölçme; eğitsel radyoradyo; eğitsel rehberlik; eğitsel tanılamatanılama; eğitsel testtest; eğitsel yöntemyöntem; eşit eğitimeğitim; gereksinimler aşama sırasıaşama sırası; meslek rehberliği; öğrenme; öğrenme kuramları; öğrenmeöğretme yaklaşımları; psikolojik danışmadanışma; tam öğrenmeöğrenme; Türklerde eğitimeğitim.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol