eğitimin biyoteknolojik temelleri


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
Sönmez’in belirlediği eğitime ilişkin biyoteknolojik temeller. Yazarın Gelecekteki Olası Eğitimeğitim Sistemlerigelecekteki olası eğitimeğitim sistemleri (2008) adlı yapıtında yer alanalan makalesinde bu temeller özetle şöyle belirtilmiştir: Öğrenmeöğrenme, beyinde fiziksel uyarımlar sonucu oluşan biyokimyasal bir değişimdeğişim olarak gerçekleşiyor. Organizmanın çevresinde istendik davranışları sağlayacak belli uyarıcılaruyarıcılar oluşturmak için çevreçevre ayarlanıyor. Bu uyarıcılaruyarıcılar, organizmanın sinirSinir sisteminde, öğrenmeöğrenme olarak tanımlanabilen belli biyokimyasal değişimlere yol açıyor. Sağsağ ve solsol yarımkürelere ayrılan asıl beyinbeyin (cerebrum); alın (önön), şakak, yankafa ve artkafa olarak dört lopa ayrılıyor. Arka ve alt tarafta beyincikbeyincik yer alıyor. Beynin altında bulunan ve beynin kökünü oluşturan pons ve omurilik soğanıomurilik soğanı (medullaMedulla), talamustalamus ve hipotalamusHipotalamus, hipokampushipokampus, nasırsı madde ( corpus collosum) bulunuyor. İnsanda asıl beyinbeyin, oransaloransal olarak öbür hayvanlara göre daha büyüktür. Beynin ve beyinciğin dış yüzeyleri, ince ve gri madde denen beyin kabuğubeyin kabuğu (beyinbeyin korteksi); geniş iç bölgelerde ak maddeak madde denen beyincikbeyincik kabuğu (beyincikbeyincik korteksi) yer alıyor. Çeşitli hesap işlerini gri madde yapıyor. Ak maddeak madde, beynin bir yanından öbür yanına sinyalleri taşıyan uzun sinirSinir tellerinden oluşuyor. Beynin solsol yanındaki eylemlerden, beynin sağsağ yarımküresi; sağsağ yanındaki eylemlerinden de solsol yarımküresi sorumlu bulunuyor. Sinirlerin tama yakını beyinden giriş çıkışlarında bir yandan öbürüne geçiyor. GörmeGörme duyumu bölgesi olan artkafa lopu, görsel algılamaalgılama ve yorumlama işlevini yapıyor. Bu bölgede beynin sağsağ ve solsol yanı, her iki gözün görüş alanıyla da ilgili bulunuyor. Sağsağ şakak lopunun büyük bölümü solsol kulaktan gelen sesleri; solsol şakak lopu da sağsağ kulaktan gelenleri algılıyor. Sağsağ alın lopundaki koklama duyumu bölgesi, sağsağ burun deliğinden gelen kokuları; solsol alın lopundaki bölge de sağdakinden gelen kokuları algılıyor. Dokunma duyumlarını yankafa lopundaki bedenbeden duyumu bölgesi algılıyor. Hareketi, alın ve yankafa loblarının arasındaki yarığın önünde yer alanalan bölge yönetiyor. Beynin bu bölgeleri, birincilbirincil bölgedir. Bu bölgelerin yakınında yer alanalan ve daha nazik, karmaşık soyutSoyut olarak oluşan duyumlarla ilgili olanlar ikincilikincil bölgeler; bunların dışında kalanlar da üçüncül bölgedir. Bütün duyumlar, öbür alanlarla ilişki kurularak burada çözümleniyor; anılar yerlerine yerleştiriliyor. Dış dünyadış dünya tanımlanıyor; genel planlar algılanıp değerlendiriliyor; konuşmalar anlamlandırılıyor ya da biçimlendiriliyor. Beynin solsol yanı çoğunlukla konuşma merkezleridir. Alın lopunun arkasındaki Broca alanıBroca alanı ile şakak lopunun üst arkasındaki Wernicke alanları, konuşma ile ilgili asal bölgelerdir. Broca alanıBroca alanı tümce kurmayı, konuşmayı; Wernicke alanıWernicke alanı ise anlamlandırmayı, anlamayı sağlıyor. Bu iki alanalan, yay demeti ile birleştiriliyor. Girdiler, önce beyindeki görmeGörme, işitme, koklama, dokunma ve tatmanın algılandığı birincilbirincil bölgelere kaydediliyor. Beyindeki çıktıları (bedeni çalıştıran komutları) ise beynin alın loplarının birincilbirincil bölgeleri oluşturuyor. Hareketin genel planları da üçüncü bölgelerde oluşturuluyor. Beyincikbeyincik, bedenin eşgüdümünü ve denetimini gerçekleştiriyor. Anıların uzun dönemli yerleştirilimini ve dikkati hipokampushipokampus sağlıyor. Nasırsı madde, sağsağ ve solsol yarımkürelerin iletişimiletişim görevini üstleniyor. Korkukorku, öfkeÖfke, haz hipotalamusHipotalamus bölgesinde beliriyor. Talamustalamus, önemli bir işlem merkezliği ve yansıtıcı istasyon görevi yapıyor. Dış dünyadan gelen sinirSinir girdilerinin birçoğunu beyinbeyin kabuğuna o iletiyor. Beynin genel uyanıklılığını ve bilinçlilik durumlarını ise ağ yapısı sağlıyor. Bilincin, beynin neresinde olduğu, nasıl oluştuğu, hâlâ tartışmalıdır. Bilinçliliğin, üst beyinbeyin kökü diye adlandırılan ve çoğunluğu talamustalamus ile orta beyinden oluşan bölgeyle ilgili olduğunu; ağsı yapıda; hipokampusta oluştuğunu; beyinbeyin kabuğuyla, konuşma diliyle ilgili olduğunu savunanlar vardır. Organizmalarda genetikGenetik öğeler kuşaktan kuşağa kromozomlarla geçiyor. Kalıtsalkalıtsal moleküller, nükleik asitler; kalıtsalkalıtsal nükleik asit ise genelde DNADNA’dır. İnsan kromozomunda, çok uzun bir yay biçiminde sıralanmış DNADNA molekülü bulunuyor. Bu molekülmolekül, bir ip merdivenin kenarları ile küçük basamakları gibi küçük yapıyapı bloklarından oluşuyor. Dört tür nükleotidNükleotid vardır. Adenin ve guanin, purin bazlarından; sitozin ve timintimin de primidin bazlarındandır. Adenin Adenin (A) Timinle; Guanin Guanin (G) de Sitozin (S) ile DNADNA’da kovalent olmayan bir birlik oluşturuyor. Tüm hücrelerde aynı miktarda DNADNA ve histon bulunuyor. Kalıtsalkalıtsal bilgiyi bu farklı dört nükleotidin belli bir biçimde sıralanması oluşturuyor. İnsan beyni, devre elemanı olan yaklaşık 10 milyar nöronu içeriyor. Serebralserebral korteksin altında, kafanın arkasında yer alanalan ve 10 milyar nöronu içeren serebellumun, bilmebilme işlemine katılmadığı görülüyor. Beyindeki her nöron için 10 kadar yapışkan (Glial) hücrehücre bulunuyor. Bu yapışkanlar, nöronların kuruluşunda yapıyapı iskeleti gibi görev yapıyorlar. Beyindeki ortalamaOrtalama bir nöron, bin ile on bin arasında değişen sinapsa (bitişik nöronlarla bağlantıya) sahip bulunuyor. Her sinapsSinaps, bir soruya EVET (1) ya da HAYIR (0) yanıtı verse 10 milyar nöron, 10 üzeri 3 sinapsla çarpılınca 10 trilyon BİT’lik; 10 üzeri 4 sinapsla çarpılınca da 100 trilyon BİT’lik bir kapasiteye sahip oluyor. İnsan beyni yaklaşık olarak 10 üzeri 13 sinapslık bir rakamla nitelendirildiğine göre, insan beyninin alacağı farklı durumlar da (evet-hayır’lar da) olduğu için 2’nin 10 trilyon kez kendisiyle çarpılmasıyla hesaplanabiliyor. Bu sayı, elektron ve netronlardan daha fazladır. Buna karşılık insanın ortalamaOrtalama veriveri işleme hızı ise saniyede 100 BİT’tir. Bu, 60 yılda 2X10 üzeri 11: 200 milyar BİT’tir. Bu sonuç, insan beyninin çok küçük bir bölümünün kullanıldığını gösteriyor. Mc Lean, beyni birbirine bağlı üç bilgisayarbilgisayar olarak ele almış ve bunların kendi özelözel zekâsının, öznelliğinin, kendi yer ve zamanzaman kavramının, belleğinin, devinimdevinim ve öbür işlevlerinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Beynin bu bölümlerini sinirsel (nöral) şase ve r kompleksi (sürüngen), organsal sistemSistem, neokorteks (yeni kabuk) olarak adlandırıyor. Beynin İşleyişi ve Bilginin Taşınması: Canlı, yaşamak için girdi’ye (ileti, besin ve (benzerlerini almaya), işlem’e (kararKarar verme, verileri işleme ve benzerlerine), çıktı’ya (ürün ya da davranışdavranış ortaya koymaya) ve dönütdönüt’e (feedbackfeedback’e) gereksinimgereksinim duyuyor. Bu işi büyük oranda beyinbeyin ve sinirSinir sistemi yürütüyor. Beyinde serebellumla birlikte 20 milyar dolayında sinir hücresisinir hücresi olduğu sanılıyor. SinirSinir sistemini, son derece farklılaşmış özelözel yapıyapı biçimleri ve davranışları olan milyarlarca sinir hücresisinir hücresi; bunları belli bir düzende tutmakla, beslemekle, oluşan elektrik akımının gereksiz kaçaklar yapmasını önlemekle görevli destek doku oluşturuyor. Her sinir hücresisinir hücresi, çeşitli uzantılardan ve bir gövdeden oluşuyor. Çevresinde bir zar bulunan ve içi stoplazma adı verilen sıvıyla dolu olan sinirSinir hücresinin çapı en az 4-5; en çok da 10 mikrondur. SinirSinir hücrelerinde bir de Nisal cisimcikleri ve Nörofibrik denen lifler bulunuyor. Çevreden gelen haberleri sinirSinir hücresine dendritler ulaştırıyor. İletileri (mesajları, bilgileri, sonucu) başka bir organa, bir sinirSinir hücresine ya da çevreye, hücrehücre gövdesinden daha kalın bir uzantı olarak çıkan aksonlar ulaştırıyor. Hücreye pek çok ileti geliyor; bunlar, hücrehücre içinde değerlemdirilerek tek ileti biçiminde çıkıyor. Aksonla sinir hücresisinir hücresi ya da sinirSinir dendritinin temas ettiği, bağlantı yerine sinapsSinaps deniyor. AksonAkson, iletiyi götüreceği yere vardığında, kimi yapıyapı değişikliklerine uğruyor. Örneğin, buyrukları bir kasa götürmüşse sonunda dallara ayrılıyor ve sinir hücresisinir hücresi, her dal ve kas lifiyle bağlantı kuruyor. Başka sinirSinir sistemine buyruk götürdüğünde ise, sonunda oluşturduğu düğme ya da pabuç gibi bir şişkinlikten yararlanarak öbür sinirSinir gövdesi ya da dendriti ile bağlantı kuruyor. İleti (bilgibilgi), dış yüzeyleri (+); iç yüzeyleri (-) elektrik yüklü olan sinirSinir hücrelerinde bulunan 60-70 milivoltluk elektrik akımı ile iletiliyor. Sinir hücresisinir hücresi, dinlenme durumundan etkin duruma geçince sodyum (Na+) iyonları dışarıdan hücrenin içine akıyor ve uyarılan nokta negatif olduğunda oluşan yeni elektrik akımı onu, hücrenin aksonuyla gerekli yere taşıyor. Uyarılmauyarılma sona erdikten sonra sodyum iyonları dışarı atılıp potasyum (K+) iyonları içeri alınıyor ve hücrehücre eski durumuna dönüyor. HareketHareket etmekte olan bir sinir hücresisinir hücresi, gelen iletiyle dinlenmeye çekilebiliyor ya da dinlenmekteyken harekete geçebiliyor. Ancak, her ileti, öbür sinirSinir hücresine taşınmayabiliyor. Çünkü her sinirSinir hücresinin bir uyarılmauyarılma eşiği bulunuyor. Uyarılmauyarılma eşiğini aştığında, sinir hücresisinir hücresi harekete geçiyor. Presinaptik hücrenin aksonu, postsinaptik hücrenin zarında oluşan boşluğun ya da çubuğun içine, o hücrenin zarına değmeyecek; ama çok yaklaşak biçimde yerleşiyor. Bu aralık hiç değişmiyor. Aksonun ucundaki vezikül ve granül’de asetilkolinAsetilkolin (ACH) ya da nöropinefrin (NE) adlı bilgibilgi taşıyan nöyrotransmitter maddeler bulunuyor. Aksonla gelen elektrik akımı biçimindeki ileti (bilgibilgi), sinapsa ulaştığında ACH ya da NE, iletiyi alıp dışarı çıkıyor ve aralığın karşı tarafına geçerek uygun alıcıalıcı (reseptör) bölgeye yerleşiyor. Bunların yapışması, ikinci sinirSinir hücresinin zarında elektrik değişimine yol açıyor. Kimi sinapslardaki ACH ya da NE kimyasalları, ikinci sinirSinir hücresinin zarındaki pozitif elektrik yükünü negatif elektrik yüküne çeviriyor (sinirSinir hücresini uyarıyor). Kimisi de iletiye göre sinirSinir hücresinin etkinliğini durduruyor. Görüldüğü gibi kimyasal madde salgılayan bu damlacıklar, hem uyarma hem de durdurma işini yapıyor. İletiyi gerçekleştiren kimyasal maddelerin bir bölümü sinapsa geri dönüyor; bir bölümü de parçalanarak kana karışıyor. Bu verilerden, öğrenmenin fiziksel uyarılar sonucu beyinde biyokimyasal bir değişimin oluştuğunu gösteriyor. Bunun için proteinle RNARNA moleküllerinin sentezi gerekiyor. RNARNA’da deoksiribozun yerini RİBO; timintimin yerini de URASİL alıyor. Öğrenmeyi, mRNA, rRNA ve tRNA olarak üç tür RNARNA’nın etkilediği biliniyor. Bu verilerin ışığında öğrenmeöğrenme, “fiziksel uyarılar sonucu beyinde oluşan biyokimyasal bir süreçsüreç” olarak tanımlanabiliyor. Öğrenmeye bu açıdan bakınca gelecekteki okulokul sistemlerinin değişeceği olasılığı ortaya çıkıyor. Bunun gerçekleşmesi için insanın genetikGenetik yapısının tüm boyutlarıyla bilinmesi; hangi fiziksel uyarıcının hangi tür öğrenmeyi gerçekleştirdiğinin bilinmesi gerekiyor. Bunlar var edildiğinde öğrenmeöğrenme, ya fiziksel uyarının denetimiyle ya yapayyapay olarak üretilmiş beyinbeyin hücrelerinin ekilmesiyle ya da biyokimyasal olarak hazırlanan bilginin enjekte edilmesiyle sağlanabilecek demektir. Ancak bunun, tek tiptip insan yetiştirme; canavarlar, katiller ve başka canlılar oluşturma biçiminde tehlikeli sonuçları olabileceği gibi, daha doğmadan bütün bilgibilgi, beceribeceri, sezgisezgi Sezgisezgi ve duygularla donanmış; evrendeki varlıklarla doğrudan iletişimiletişim kurabilecek sağlıklı insanlar yetiştirme olasılığı da bulunuyor. Bunların yanı sıra genetikGenetik harita da çıkarılacağından, istenmeyen özellikler, çocukçocuk, daha doğmadan ortadan kaldırılabilecektir. GenetikGenetik mühendisliğinin yardımıyla kimi canlılar yok edilebilecek; yeni canlılar, doğaldoğal dengeyi sağlayacak yapılar; insan, hayvan ve bitki kopyaları, prototipleri oluşturulabilecek; dahası, insan, anne babasını, doğacağı zamanı, yeri ve yeteneklerini seçme hakkına ve özgürlüğüne kavuşabilecektir. İnsanın genetikGenetik yapısına uygun hedefhedef davranışları bireye kazandıracak biyokimyasal ve fiziksel yapıyapı hazırlanarak bireye enjekte edilip beyne kodlanabilecek ya da biyolojikbiyolojik olarak ekilebilecektir. Bu eğitimeğitim sisteminde yetişen insan, evrenin tüm gizlerini çözebilecek, geçmişe ve geleceğe gidebilecek, yeni gelecekler hazırlayabilecek, evrenin efendisi olabilecek, Hallac-ı Mansur’un dediği “enelhak” gerçekleşebilecek; dahası o da aşılabilecektir. Sönmez, bu olası eğitimeğitim sisteminde Eğitimeğitim Bakanlığının, Yüksek Eğitimeğitim Şurası, Eğitimeğitim Kurmayı Enstitüsü, Sınavsınav Yüksek Kurulu Başkanlığı ve Eğitimeğitim Yüksek Kurulu Başkanlığı olmak üzere, dört özerk kuruluştan oluşturulabileceğini belirtiyor. Bkz. gelecekteki olası eğitimeğitim sistemleri.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol