heyecan


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
1. Değişik kuramcıların değişik biçimlerde tanımladığı; yüksek düzeyde bir etkinliğe, iç organ değişikliklerine yol açan yoğun ve güçlü bir duygusalduygusal durumdurum; emosyon, coşkulanım. Bu duygusalduygusal durumdurum, bedenselBedensel ve ruhsalruhsal değişikliklere yol açan, yeğin duyguların eşliğinde karmaşık bir davranışdavranış olarak ortaya çıkıyor. Belli bir organa bağlı olmayan bu güçlü duyguduygu, bütün bedeni kuşatıyor. Solunumun sıklaşması, kalp atışlarının çoğalması, kan dolaşımının hızlanması, sararma, kızarma bezlerde salgılama artışı ya da azalışı gibi bedenselBedensel değişimlere yol açıyor. Heyecanheyecan durumunda zihinselzihinsel etkinliketkinlik de aksıyor; kişi, başkalarının etkisi altında kalıyor; isteğe bağlı denetimdenetim azalıyor; kişilikkişilik dengesi bozuluyor. Bu bedenselBedensel ve ruhsalruhsal değişimlerde hem merkez sinirSinir sistemi hem de özerk sinirSinir sistemi etkenetken oluyor. Heyecanlar üzerinde, olumlu ve olumsuz duyguların büyük bir payı bulunuyor. Duygular, bilinçli yaşantılardan kaynaklanıyor. Ya dış uyarıcıların ya da türlü bedenselBedensel durumların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Örneğin, gülü, yasemini kokladığımız zamanzaman, içimizde hoş bir duyguduygu uyanıyor. Organlar ve kaslardan kaynaklanan uyarıcılaruyarıcılar, bizde haz ya da acıacı duyguları yaratıyor. Güzel bir yemek, istekle yapılan bir çalışmaçalışma, dost söyleşileri, cinselcinsel duyumlar, genellikle hoş, haz verici duygular oluşturuyor. Hastalık, yorgunluk, başarısızlık gibi olaylar da bize hoş olmayan, acıacı veren duygular yaşatıyor. Duyguların yalın olmalarına karşılık heyecanlar, daha karmaşık ve yeğin olup tüm bedeni kapsıyor. Hafif bir öfkeÖfke ya da rahatsızlık, başkalarınca ayrımsanmazken, iç organ ve daha başka değişimlere yol açan derin bir öfkeÖfke tepkisini sıradan bir gözlemcigözlemci bile açık seçik görebiliyor. Buna göre duyguduygu ile heyecanı birbirinden ayıran temel özelliklerden biri, heyecanların duygulardan daha yoğun olarak ortaya çıkmalarıdır. O nedenle duygulara ince, hafif heyecanlar; heyecanlara da yoğun, güçlü duygular deniyor. Heyecanlar yeğin yaşanıyor; ama kısa sürüyor ve gözlemlenebiliyor. Duygular ise daha uzun sürüyor ve gözlemlenemiyor. Heyecanlar, güdülerle de ilişkilendiriliyor. Güdülendiğimizde heyecanla da kuşatılıyoruz. Örneğin, korkukorku ile birlikte, içimizde güçlü bir kaçmaKaçma isteği uyanıyor. Yıkma ya da saldırma davranışında, öfkeÖfke (kızgınlıkkızgınlık) de vardır. Cinselcinsel amaçamaç da kendine özgü heyecansal durumlar yaratıyor. Kimi psikologlar, güdülenmegüdülenme ile heyecanın aynı şey olduğunu ileri sürseler de aralarında ortak özellikler bulunsa da bunların iki ayrı kavramKavram oldukları kuşkukuşku götürmüyor. Birincilbirincil güdü ya da dürtüler, dönemdönem dönemdönem ortaya çıkıyor ve değişen fizyolojik ritimlere bağlı bulunuyor. Heyecanlar ise uyarıcıuyarıcı durumlara ve bu durumların bireybirey için taşıdığı öneme bağlı gibidir. Normalnormal bir insan, güdülenmedikçe derin bir öfkeÖfke ya da üzüntüÜzüntü yaşamıyor. Heyecanlar, başkalarının söylediklerine ya da yaptıklarına, işimizin gidiş biçimine, parasal durumumuza, başkalarıyla anlaşmamıza bağlı olarak ortaya çıkıyor. Güdülerin ya da dürtülerin, doyumdoyum, alışkanlıkalışkanlık biçimleriyle de sıkı ilişkileri bulunuyor. Heyecansal tepkiler ise hazır tepkitepki kalıplarımıza dayanmadan, daha tipik olarak beliriyor. Örneğin, açlıkaçlık, susuzlukSusuzluk, cinselcinsel gereksinimler, genellikle öğrenerek oluşturduğumuz davranışdavranış kalıplarımızla bağı olmayan durumlarda, daha tipik olarak ortaya çıkıyor. Bunlar, yetişkinlerde az çok bir alışkanlıkalışkanlık durumuna gelebiliyor. Ancak, sevdiğimiz birini yitirdiğimizde; ormanda dolaşırken bir gömü bulduğumuzda ya da bir ayı ile karşılaştığımızda göstereceğimiz kalıplaşmış, yarı kendiliğinden tepkilere ya da alışkanlığa sahip değiliz. Heyecansal davranışlarımız, çok kez örgütsüz, düzensizdir. Güdülenmiş davranışımız ise tipik olarak bir amaca yöneliktir. Birdenbire ortaya çıkan tipik bir öfkeÖfke, derin bir acıacı, dehşet ve benzeri heyecanheyecan durumlarında bireyin davranışı, büsbütün örgütsüzlük, amaçsızlık ve aşırıaşırı davranışsal tepkitepki özelliği taşıyor. Oysa heyecansal olmayan güdülenmiş davranışdavranış, iyi örgütlenmiş, belli bir amaca yönelmiş, eldeki ödeve en uygun bir uyarılmauyarılma düzenine sahip bulunuyor. Genellikle sevinçsevinç, üzüntüÜzüntü, korkukorku, öfkeÖfke, tiksintitiksinti, sevgisevgi, birincilbirincil heyecanlar; estetikestetik, kültürel ve ahlaksalahlaksal heyecanlar da ikincilikincil heyecanlar olarak adlandırılıyor. Temel özellikleri yeğinlikyeğinlik, geçicilikgeçicilik ve gözlemlenebilirlik olan heyecanlar, belli dönemlere bağlı olarak ortaya çıkmamaları; hazır belli davranışdavranış kalıplarına bağlı ve bir amaca yönelik olmamaları; örgütlenmemiş ve dağınık olmaları ile güdülerden ayrılıyor. Heyecanlara İlişkin Üzerinde Görüş Birliği Olan NoktalarHeyecanlara İlişkin Üzerinde Görüş Birliği Olan Noktalar: Değişik düşünürdüşünür ve psikologlar, değişik açıklamalar getirseler de; bu alanda daha birçok şey öğrenilmemiş olsa da şu noktalarda görüş birliği oluşmuştur: (1) Heyecanlar, özelözel bir ruhruh durumudur ve benliğin yaşantılarından kaynaklanıyor. Duyumlar, algılar gibi nesnel değildir. (2) Belli bir uyarıcıuyarıcı organı yoktur; tüm bedeni saran bir yaygınlıkyaygınlık gösteriyor; evrenseldir. (3) Edimseldir; günceldir; bir anıanı imgesine bağlı değildir. Kimi yetenekler gibi gizilgüç özelliği taşımıyor. (4) Duygusalduygusal ve zihinselzihinsel bir boşalımboşalım ya da parlama özelliği; bir coşma ve çalkantı durumu sergilediği için zihinselzihinsel ve organsal işlevlerde aksaklığa ve dengesizliğe yol açabiliyor. (5) Heyecanların ortaya konuluş, anlatılış biçimleri, içinde bulunulan kültüre göre değişiklikler gösteriyor. Bkz. birincil heyecanheyecan; coşku; dürtü; güdü; heyecan bozukluğu; heyecan denetimi; heyecan dengesizliği; heyecan evresi; heyecan gelişimi; heyecanlanabilirlik; heyecan olgunluğu ölçeği; heyecan patlaması; heyecansal bağımlılıkbağımlılık; heyecansal davranışdavranış; heyecansal dengedenge; heyecansal olgunluk; heyecansal ortamortam; heyecansal örüntü; heyecansal uyma; heyecan uyumu; heyecan yüklemi kuramı; içgüdü.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol