İBNİ Sina


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
(980-1037) Aristotelesçi felsefeFelsefe anlayışını İslam düşüncesine göre yorumlayan, görgücü-usçu yöntemin gelişimine katkıda bulunmuş olan İslam düşünürü. İbni Sina, Buhara yakınlarında Hormisen’de doğdu. Babası, Samanoğulları hükümdarlarından II. Nuh döneminde sarayda yüksek görevler almış olan Abdullah’tır. İbni Sina, önce babasından; sonra çağın önde gelen bilginlerinden mantıkmantık, matematik, gökbilim dersleri aldı. Bir süre ilgilendiği tıptıp alanında hastalıkların ortaya çıkış ve yayılış nedenlerini araştırdı ve hastalıkların tedavisiyle uğraştı. Bu alandaki başarısı nedeniyle II. Nuh’un özelözel hekimi olup onu sağlığına kavuşturunca dönemin önde gelen tıptıp bilginlerinden biri olarak ün kazandı. İslam ve Yunan düşünürlerinin görüşlerini eleştiren ve yorumlayan İbni Sina, genellikle Aristoteles ve Farabi’nin düşüncelerine bağlı sorunları ele aldı. Bunları bilgibilgi, mantıkmantık, evrenevren (fizikFizik), psikolojipsikoloji, metafizikmetafizik, ahlakahlak, Tanrıbilim ve bilimlerin sınıflaması oluşturuyor. İbni Sina’ya göre bütün bilgibilgi türleri, usa uygun biçimlerden oluşuyor. Usus kuralları, insan zihninde doğuştan var olan, değişmez ve genelgeçer ilkelerdir. SonradanSonradan duyularla kazanılan bilgibilgi için de bu kurallara uyuluyor. Deneydeney verileri, usus ilkelerine göre, yeni bir işlemden geçirilerek biçimlendiriliyor; ancak onların anlamanlam ve önemi, burada sınırlanıyor. İbni Sina’ya göre biri bitkisel, öteki insanla ilgili olmak üzere iki türlü ruhruh vardır. Bedeni devindiren, ona dirilik kazandıran bu tözün bir özelliği de yetkin düşünmedüşünme yeteneğidir. Sürekli olarak özünü ve birliğini koruyan ruhruh, bütün izlenimlerini bedenbeden aracılığı ile alır; zihinzihin yoluyla kavramları; kavramlardan yararlanarak da usavurmayı gerçekleştirir. Bu nedenle bedenle dolaylı olarak bağlantılıdır; ancak bu bağlantı, onun oluş koşulu değildir. İbni Sina, canlı sorununa gözlemgözlem kaynaklı bir psikolojipsikoloji anlayışıyla çözüm aradı. Ona göre canlılar, doğaldoğal organların, göksel güçlerin yardımıyla birleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. İlk olarak, varlığında tohumla üreme, beslenme ve büyümebüyüme güçleri olan bitki ortaya çıktı. İkinci aşamada, kendikendine devinmedevinme ve algıalgı güçleri olan hayvan var oldu. İnsan özü ise, doğaldoğal evrimevrim sürecinde en üst düzeyde oluşarak öteki varlıklardan ayrı bir özellik kazandı. İnsandaki iki algıalgı türünden dış algıalgı, duyumlarla; iç algıalgı ise tasarlama yetisi de bulunan beynin önön boşluğundaki ortak duyuduyu ile sağlanıyor. Duyularla alınan izlenimler, bu ortak duyuduyu ile beyne gidiyor. İnsan için en önemli olan düşünen özöz, yapıcı ve bilici güçlerle donatılmıştır. Yapıcı güç (usus), gerekli özelözel eylemler için bedeni uyarıyor. Bilici güç de yapıcı gücü yönlendiriyor. Yapıcı güç, insanda iyiyi kötüden, yararlıyı yararsızdan ayırdığı için, bir istençistenç (iradeirade) niteliğindedir. İbni Sina’ya göre 5 türlü usus vardır. Bunların ilki, kavramaKavrama ve bilmeyi sağlayan maddesel ustur. İkincisi yalın, açık seçik olanı bilen, eyleme yönelik olan işlek ustur. Üçüncüsü, kazanılmış verileri kavrayan ve ikinci aşamada bulunan ustan üstün olan eylemsel ustur. Dördüncüsü, kendisine verilen ve düşünülebilen nesneleri bilen, aşamaaşama bakımından usun olgunluk basamağında bulunan kazanılmış ustur. Beşincisi de usun en yüksek aşaması olan, bütün varlık türlerinin özünü, kaynağını, onları oluşturan gücü, başka bir aracıya gereksinimgereksinim duymadan bir bütünlük içinde kavrayan kutsal ustur. İbni Sina, insanın, ayrıntıları duyularla algıladığını; tümelleri usla kavradığını; tümelleri kavrayan yetkin usun da nesneleri anlamaanlama yeteneği olan etkin usa olanak sağladığını ileri sürdü. Ona göre usus, bu kavranabilir nesneleri kazanabilmek için önce, duyuduyu verilerinden yararlanıyor; sonra, duyuduyu verilerini usun genel kurallarına göre işlemden geçiriyor ve yargıları ortaya koymada da onları aşıyor. İbni Sina’nın yapıtları 12. yüzyılda Latinceye çevrildi ve ünü Batı’da da yayıldı. Başlıca yapıtları: Kitâb al-Şifa (Ruhun Tedavisi Kitabı), Kitâb al-Necat (Kurtuluşun Kitabı), Kanun fi’l-Tıb (Tıbbın Yasası). Son iki yapıtyapıt, 1593 yılında Roma’da basıldı.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol