İran’da eğitim


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
Eski İran’da halk; rahipler, savaşçılar ve çiftçiler olarak üç sınıftan oluşuyordu. İranlılar, savaşçı bir kavimdi. Halk, savaş ve kahramanlık öykülerini seviyordu. Ata binmek, iyi ok atmak, cesurluk, krala bağlılıkbağlılık göstermek, olumlu alışkanlıkalışkanlık, iyi davranışdavranış sayılıyordu. İranlılar, çocukçocuk yetiştirmeye çok önem veriyorlardı. Kral, çok çocuğu olanlara armağanlar veriyor, onları ödüllendiriyordu. Çocuğa 5 yaşına dek annesi bakıyor ve eğitimeğitim veriyordu. O yaştan sonra ise kendisine ata binme, ok atma, yalanyalan söylememe, avcılık gibi yaşamsal değerdeki beceriler kazandırılıyordu. Tarım işlerinin de özelözel bir önemi vardı. Tarlasını işlemeyen, boş bırakan, Işık tanrısına karşı günah işlemiş sayılıyordu. İran’ın eski dini, iyilik mabudu Hürmüz’e yaranma; kötülük mabudu Ehrimen’den sakınma temeline dayanıyordu. O nedenle İranlılar, kendiliklerinden iyilik yapmaya; bedenselBedensel ve ahlaksalahlaksal yönden yetkin insan haline gelmeye çalışırlardı. Onların dinsel ve ahlaksalahlaksal eğitimlerinin gelişimini güçlü ve sürekli olarak etkileyen ise Zerdüşt’tü. Onun anlatısına göre, her erkeğin aileaile kurması bir görevdi. 13-15 yaşındaki kızlar, evlenmeyi isteme hakkına sahiptiler. Eş seçme, anne babaya ait bir işti. Bu işi kendileri yapmak isteyenler, cehenneme atılarak cezalandırılacaklardı. Zerdüşt’e inananlar, çocuğu topluma yararlı olacak biçimde yetiştirmeye çalışırlardı. Halkın değerli saydığı erdemleri çocuklara benimsetmeye çabaçaba gösterirlerdi. Çocuklar daha çok babalarının mesleğine göre eğitiliyordu. Hangi sınıftan bir aileden olursa olsun, rahipler, her çocuğa kutsal yazıları ve duaları öğretiyorlardı. 15 yaşına giren her kız ve erkeğin beline, büyük bir törenle kutsal kuşak bağlanırdı. Bu, olgunlaşmaolgunlaşma işaretiydi. Aynı zamanda bu kuşağın, insanları kötüKötü güçlerden ve seytandan koruduğuna inanılıyordu. Kuşak takınan çocukçocuk, davranışlarında özgür oluyordu. Bundan sonra çocuğun eğitilmesi, çevrenin etkilerine bağlı olarak sürdürülüyordu. Zerdüşt’ün amacı, insanları ahlaklı yapmaya çalışmaktı. O, bedenbeden gibi ruhun da temiz olmasını öneriyordu. Tembellik, yalancılık, iftira, hile, hırsızlıkhırsızlık, şehvetşehvet düşkünlüğü, ruhu çürüten alışkanlıklardan sayılıyordu. Zerdüşt, sudan yararlanarak çiftçilik yapmayı, toprağı sürüp ekmeyi, ağaç yetiştirmeyi önermekle İranlıları tarıma özendirmiştir. Açıklanan bu değerlerin ışığında eski İranlılar, Dünya tarihinde önemli bir yer tutan bir kültürKültür yaratmayı başarmış ve yüzyıllar boyunca, bu zengin kültürden yararlanmışlardır. Bkz. eğitim tarihi.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol