KÂTİP ÇELEBİ


Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü
(1609-1657) Tarih, coğrafya ve bibliyografyabibliyografya alanında önemli yapıtlar vermiş, medrese düşüncesini eleştirmiş Osmanlı, düşünürdüşünür. Kâtip Çelebi, İstanbul’da doğdu; aynı yerde öldü. Doğu’da Hacı Halife; Batı’da ise Hacı Kalfa adıyla anılan Kâtip Çelebi’nin asıl adı Mustafa’dır. Babası Abdullah, Enderun’da yetişmiş, silahdarlık göreviyle saraydan ayrılmıştı. Kâtip Çelebi 14 yaşına dek özel eğitimeğitimözel eğitimeğitim gördü. 1623’te Anadolu Muhasebesi Kalemi’ne girdi. IV. Murat döneminde kâtip olarak Doğu seferlerine katıldı. İstanbul’a döndüğünde kendini tümüyle okumaOkuma ve yazmaya verdi. Dönemin ünlü bilginlerinin derslerine katıldı; medrese öğrenimindeki eksiklikleri giderdi. Çok geniş bir ilgiilgi alanı olan Kâtip Çelebi’nin zengin bir kitaplığı vardı. 1645’te sırası geldiği halde yükseltilmediği için kalemdeki görevinden ayrıldı. 1648’de Takvimü’tTevarih adlı yapıtı dolayısıyla şeyhülislam Abdürrahim Efendi, onu kalemde ikinci halifeliğe getirdi. Ondan sonra artart arda yapıtlar verdi. En önemlileri tarih, coğrafya ve bibliyografyabibliyografya alanında olmak üzere, telif, çeviri 20’yi aşkın kitap yayımladı. Bu arada dönemin medreselerinin dindin bilimleri ve pozitif bilimler alanındaki durumunu ortaya koyduğu ve eleştirdiği yapıtlarıyla da adını duyurdu. Coğrafya ile ilgili yapıtlarının en önemlisi olan Cihannüma, Osmanlı coğrafyacılığında yeni bir çığır açtı. Bu yapıtyapıt, o güne dek hemen hemen hiç yararlanılmamış olan Batı kaynaklarını Osmanlı coğrafyacılığına tanıtımı bakımından büyük önem taşıyor. Kâtip Çelebi’nin Batı’da tanınan en ünlü yapıtı Keşfü’z-Zünun anan Esamii’l-Kütübi ve’l Fünun’dur. Bu Arapça bibliyografyabibliyografya sözlüğünde 14.500 kitap ve risalenin adı ve yazarı verilmiştir. Son yapıtı olan Mizanü’lHakk fi İhtiyari’l Ahakk’ta da dönemin dindin bilginlerinin tartıştıkları konulara ilişkin düşüncelerini açıklamıştır. Burada pozitif bilimlerin gerekliliğini, bunların ortaya koyduğu verilerin dinsel bilgilerle çatıştığını açıklamış; düşüncedüşünce ve görüş farklılıklarının insanlık tarihi kadar eski olduğunu vurgulamıştır. Bunun doğaldoğal olduğunu ve hoşgörüyle karşılanması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca dindin bilginlerinin kendi aralarındaki tartışmalarının temelsizliğini vurgulamıştır. Kâtip Çelebi, yapıtlarının yanı sıra medresenin egemenliğindeki düşüncedüşünce dünyasının dışında görüşler ortaya koymuş olmakla da önem kazanan bir bilgindir. Batı kaynaklarının önemine dikkatdikkat çekmesi, bu dilden yapıtlar çevirmesi ve doğu kaynaklarına eleştirel bir gözle bakması, Kâtip Çelebi’nin, o dönemdönem açısından büyük önem taşıyan atılımlarıdır. Başlıca yapıtları: Tuhfetü’l-Kibar fi Esfari’lBihar, (ö.s.), 1729, (yeni harflerle 1973); Cihannüma (ö.s.), 1732; Takvimü’t-Tevarih, (ö.s.), 1733; Düsturü’l-Amel li-İslahi’l-Halel, (ö.s.), 1863, (yeni harflerle 1982); Nizamü’l-Hakk fi İhtiyari’l-Ahakk, (ö.s.), 1864, (yeni harflerle 1972); Türkçe Fezleke, (ö.s.), 2 cilt, 1869-1870; Keşfü’zZünun anan Esamii’l-Kütübi ve’l-fünun, (ö.s.) Ş. Yaltkaya ve R. Bilgebilge (yay.), 2 cilt, 1941-1943; İlhamü’l-Mukaddes fi Feyzi’l-Akdes, (ö.S.), . Hamidullah (yay.), İslam Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, IV, (3-4), 1971.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmadı. İlk sen ol